Reklam


Foto Galeri

Serhat Teoman Röportajı



Serhat Teoman: Burak Çatalcalı’nın gizemi hiç bitmeyecek

Serhat Teoman

Şu sıralar Kuzey Güney’ de Burak olarak görüyoruz onu. Serhat Teoman daha çok süpriz olduğunu belirtti.

“Kuzey Güney”e geçen hafta katıldınız, bölümün son saniyelerinde görünmenize rağmen Twitter’da trending topic oldunuz. Şaşırdınız mı bu duruma?

- Bir şaşkınlık oldu tabii, çünkü dizinin sadece son 10 saniyesinde vardım. Ama şöyle de bir durum var; senaristler Burak Çatalcalı’yı 15 bölüm önce tanıtmışlardı, yangın sahnesinde. Son dört bölümdür de seyirciyi bir merak sarmıştı. Sanırım beni de bu rolde sevdiler ki, hem “Burak Çatalcalı” hem de “Serhat Teoman” trending topic oldu.

15 bölüm öncesinde bu rolü sizin oynayacağınız belli miydi?

- Hayır, değildi. Anlaşmayı bir-iki hafta önce yaptık.

Burak Çatalcalı’nın gizemi mi sizi bu role çekti?

- Evet, onun gizemini çok sevdim. Zaten yaptığım işlerde gizem olmasını severim. Bu karakter de çok büyük sürprizlerle geliyor. O yüzden çok keyifli bir durum benim için.

BUĞRA’YLA DİZİ SETİNDE TANIŞTIK

Sürprizini kaçırmadan, Burak Çatalcalı’yı anlatır mısınız bize biraz?

- Burak Çatalcalı’nın Banu’nun eski sevgilisi olduğunu biliyoruz. Bundan sonra hikâyede nasıl yer alacağı sürpriz, seyirci izledikçe görecek. Gerçekten beklentinin çok üstünde olaylar olacak ve her şey daha da fazla karışacak. Gizemi asla bitmeyecek Burak Çatalcalı’nın.

Siz daha önce izliyor muydunuz diziyi?

— Evet, izliyordum. Zaten Buğra Gülsoy yakın arkadaşım, onun bu projesini takip ediyordum.

Buğra Bey’le “Pragma” oyununda da birliktesiniz. Daha önce onunla aynı dizide oynamış mıydınız?

- Dört sene önce “Hepimiz Birimiz İçin” dizisinde oynamıştık, ilk orada tanışmıştık zaten. O sette samimi olduk, daha sonra tiyatromuzu kurduk, evlerimizi de yan yana kurduk ve bir daha hiç kopmadık.

SAKATLANMASAM FUTBOLCU OLACAKTIM

Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?

- Çocukluğumda oyuncu olma hayalleriyle büyümedim. Zaten ayağım sakatlanmasa futbolcu olacaktım. Sakatlandıktan sonra hayat beni bambaşka bir yere sürükledi. Dershaneye gittim, orada tiyatro yapan birisiyle tanıştım ve ben de tiyatroya başladım. İki sene boyunca İzmirli ve Antalyalı bir grupla turneye çıktım. Oradaki oyuncu ağabeylerimin sözünü dinleyip 9 Eylül Üniversitesi’nin sınavına girdim ve kazandım.

“Keşke futbola devam edebilseydim” dediğiniz oldu mu hiç?

— En enerjik zamanlarımda futbol oynadım, aklımda kalmadı. Şimdi “İyi ki oyuncu olmuşum” diyorum.

Hobi olarak devam ediyor musunuz peki futbol oynamaya?

- Yok, benim öyle bir korkum var. Halı sahada top oynamak bana çok riskli geliyor. Kimseyle mücadele etmeseniz bile sahada takılıp bileğinizi burkabilirsiniz. Bizim sektörde de “Ben iki hafta evde dinlenmek istiyorum” gibi bir şey söyleyemezsiniz, o yüzden dikkat etmek gerekiyor. Ben o tutkumu Play Station’da gideriyorum.

EN SEVDİĞİM RENK YA DA KİTAP YOK

Oyunculuğa başladığınız dönemden bu yana nasıl bir değişim geçirdiniz?

- Ben futbol oynarken de, lisedeyken de, konservatuvarda da, oyuncu olduğumda da hep aynı insandım. Benim hiçbir zaman en sevdiğim renk ya da en sevdiğim kitap olmadı, “en”lerim yok çünkü benim. Sanırım İkizler burcu olmamdan kaynaklanıyor bu. Hayatımdaki tek değişiklik, artık etrafımdaki insanları çok daha fazla izliyor, gözlemliyorum.

Peki oyunculuk anlamında?

- Tabii ki gelişim devam ediyor, edecektir de. Oyunculuğun öyle bir serüveni var.

Biraz da “Pragma”dan konuşalım… Nasıl hayata geçti bu oyun?

- 3,5 senedir “Pragma” üzerinde çalışıyorduk. Sonrasında Buğra oyunu yazmaya başladı. Psikologla da görüştük ve git gite metin büyüdü.

Röportajın Devamı: 1 2


Yorumla!

You must be Logged in to post comment.

Copyright © 2014 Roportajdeposu.com · Haberler · Kege